Deneme
En Son Hangi?
Bazen hayatı değiştirmek için büyük kararlar değil, doğru soruyu sormak yeterlidir. “Neden?” geçmişte bıraktıklarımıza takılıp kalmamıza neden olurken, “En son hangi?” bizi yeniden hayata bakmaya çağırır. En son hangi filmi izledin, hangi kitabı okudun, hangi şehri keşfettin? Küçük sorular, küçük meraklar ve küçük adımlar… Belki de hayatı genişletmenin en sade yolu, kendimize neyi eksik yaptığımızı değil, en son ne yaşadığımızı sormaktır.
Bir soru karşıma çıkmıştı.
Çok basit görünüyordu. Beş kısa sorudan oluşuyordu:
…filmi izledin?
…albümü dinledin?
…kitabı okudun?
…sergiyi gezdin?
…şehri keşfettin?
Beş soru.
Hepsi bu.
Bazen insanın hayatını değiştirmek için büyük kararlar alması gerektiğini sanıyoruz. Yeni bir başlangıç yapmalı, kendini bulmalı, hayatının amacını keşfetmeli, daha disiplinli olmalı, daha başarılı olmalı, daha çok çalışmalı… Sonra kendimize sorular sormaya başlıyoruz. Neden ben? Neden böyle oldu? Neden başaramadım? Nerede yanlış yaptım? Herkes ilerlerken ben neden yerimde sayıyorum? Bu soruların içinde uzun süre kaldığımızda, fark etmeden kendimize hep eksiklerimiz üzerinden bakmaya başlıyoruz. Neyi yapamadık, neyi kaçırdık, nerede geride kaldık?
Oysa bazen başka bir soru gerekiyor. Çok daha küçük, çok daha sade ama garip bir şekilde çok daha dönüştürücü.
En son hangi?
Çünkü bu soruyu sorduğunda kendine hesap sormuyorsun. Hayatına bakıyorsun. En son hangi filmi izlediğini düşünüyorsun. Belki filmin adı geliyor aklına, belki bir sahnesi, belki filmden çıktığında hissettiğin bir duygu. Sonra bir bakıyorsun, uzun zamandır sinemaya gitmemişsin. Ve belki hiç fark etmeden yeni vizyon filmlerine bakmaya başlıyorsun.
En son hangi albümü dinlediğini düşünüyorsun. Bir şarkı geliyor aklına. Belki günlerdir aynı şarkıyı dinliyorsun. Belki de uzun zamandır yeni bir müzik keşfetmedin. Birkaç dakika sonra kendini yeni albümlere bakarken buluyorsun.
En son hangi kitabı okuduğunu düşünüyorsun. Kitabın adı geliyor aklına. Sonra belki bir kitapçıya giriyorsun. Rafların arasında dolaşırken hiç aklında olmayan bir kitabı eline alıyorsun. En son hangi sergiyi gezdiğini düşünüyorsun. Belki uzun zamandır bir sergiye gitmediğini fark ediyorsun. Tam o sırada bir serginin afişine denk geliyorsun ya da bir arkadaşın seni sergiye davet ediyor. En son hangi şehri keşfettiğini düşünüyorsun. Haritayı açıyorsun. Daha önce hiç gitmediğin bir yere bakıyorsun. Bir rota beliriyor. Belki bir yolculuk fikri, belki sadece hafta sonu için küçük bir kaçış.
İşte o zaman bu oyunun aslında bir hafıza oyunu olmadığını fark ediyorsun. Sana geçmişi sorduruyor gibi görünürken, geleceğine küçük küçük dokunuyor.
Çünkü insan kendine ne sorarsa, dikkatini biraz da oraya çevirmeye başlıyor. “En son hangi filmi izledim?” diye sorarsan yeni bir film arıyorsun. “En son hangi sergiyi gezdim?” diye sorarsan yeni bir sergi takip ediyorsun. “En son hangi kitabı okudum?” diye sorarsan yeni bir kitap seçiyorsun. “En son hangi şehri keşfettim?” diye sorarsan gitmediğin yerlere bakıyorsun. Bir anda hayatını değiştirmiyorsun. Bir sabah uyanıp bambaşka biri olmuyorsun. Sadece küçük bir hareket başlıyor.
Belki de bazı sorular geçmişi didiklemek için değil, geleceği hareket ettirmek için vardır.
Neden olmadı? geçmişe bakar.
Ne zaman olacak? geleceğe bakar.
Ama “En son ne zaman?” seni yeniden bugüne getirir. Ve bugünün içinde küçük bir hareket başlatır. Bir kitap, bir bilet, bir sergi, bir konser, bir yolculuk, bir fotoğraf, bir kahve, bir sohbet, bir merak…
Sonra bir bakarsın, hayatın fark ettirmeden genişlemeye başlamış. Daha çok insan tanımışsın, daha çok yer görmüşsün, daha çok şey öğrenmişsin, daha çok keşfetmişsin. Belki daha çok üretmiş, daha çok gülmüş, daha çok heyecanlanmışsın.
Ama en önemlisi, daha çok yaşamışsın.
Ben bu oyunu oynarken kendimi çok iyi hissetmiştim. Çünkü soruların hiçbirinde kendime hesap sormuyordum. Kendimi yargılamıyordum. Bir şeyleri neden yapamadığımı düşünmüyordum. Eksiklerimi saymıyordum. Sadece hayatımda en son neler olduğunu hatırlamaya çalışıyordum.
Ve belki de tam olarak bu yüzden iyi hissettirdi.
Çünkü bazen insanın ihtiyacı kendisini düzeltmek değil, kendisini yeniden hayata karıştırmaktır.
Bir filme, bir kitaba, bir sergiye, bir şehre, bir müziğe, bir yolculuğa, bir insana, bir iyiliğe, bir hayale…
Bu yüzden “En son?” sandığımızdan çok daha büyük bir soru.
Çünkü verdiğin cevap bir sonraki adımının ipuçlarını da veriyor. Belki uzun zamandır sinemaya gitmediğini fark ediyorsun. Belki aylardır kitap okumadığını. Belki hiç görmediğin bir şehri merak ettiğini. Belki de en son ne zaman gerçekten heyecanlandığını hatırlamakta zorlandığını.
Ama güzel tarafı şu: Cevabı bulduğun anda hiçbir şey bitmiyor.
Tam tersine, yeni soru başlıyor:
Peki bir sonraki ne?
Belki yeni bir film. Belki yeni bir kitap. Belki bir konser bileti. Belki bir sergi. Belki hiç gitmediğin bir şehir. Belki uzun zamandır ertelediğin bir şey. Belki de sadece bugün kendin için ayıracağın birkaç saat.
Hayatı değiştiren şey her zaman büyük kararlar olmayabilir. Bazen hayat, kendimize sorduğumuz küçücük bir soruyla yeniden hareketlenir.
O yüzden bugün kendine “Neden?” diye sormadan önce bir kez de şunu sor:
En son hangi?
Serap Çelikli
01 Ağustos 2025 · Ankara
Bu metin Serap Çelikli’nin özgün denemesidir.
© 2026 Serap Çelikli. Tüm hakları saklıdır.